Masal OkuDünya Masalları

Dünya Masalları

Adaletin Sınavı

Ormanda kendini kral ilan eden kurt, tüm hayvanların karnını doyurmak için bir kanun çıkarır ve avların ortak bir yerde toplanacağını söyler. Ancak eşek, kurdun kendi avını paylaşmadan gizlice yediğini hatırlatınca, hayvanlar bu eleştiriyi alkışlarla destekler. Bunun üzerine kurt, adaletli davranma isteğinden vazgeçip kanunu iptal eder. Hayvanlar, gerçek adaletin sadece sözlerde değil, eylemlerde de olması gerektiğini öğrenirler.

Tuz Yüklü Kurnaz Eşek

Bir seyyar satıcı, deniz kenarından aldığı tuzları eşeğiyle taşırken, eşek kazara suya düşer ve tuzlar eridiği için yükü hafifler. Bu durumu fırsat bilen eşek, sonraki seferde kasten suya düşerek yükünü hafifletir. Ancak satıcı, eşeğin kurnazlığını fark edince bir plan yapar ve tuz yerine sünger alır. Eşek yine suya atlayınca süngerler suyu emerek daha da ağırlaşır. Bu dersle eşek, hileyle kazanç sağlamanın bazen daha büyük yük getirebileceğini anlar.

Aslan ile Avcı

Aslan ve tilki ormanda sohbet ederken karşılarına bir avcı çıkar. Tilki hemen saklanırken, aslan cesurca avcıya meydan okumak için kükreyerek ona doğru yürür. Ancak avcı, saklandığı yerden aslana bir ok fırlatır ve "Bu haberci, ardından ben de geliyorum," diye bağırır. Ok ölümcül bir yere gelmese de aslan yaralanır ve çalıların arasına saklanır. Bunu gören tilki, aslanla alay edince, aslan "Canımı pazarda bulmadım; habercisi böyleyse avcı kim bilir nasıldır," diyerek avcının gücünü kabul eder.

Bremen Mızıkacıları

Yaşlanan bir eşek, işe yaramaz hale geldiğini fark edip Bremen’e giderek kent çalgıcısı olmaya karar verir. Yolda kendisi gibi terk edilen bir köpek, kedi ve horozla karşılaşır ve hepsi birlikte Bremen’e doğru yola çıkar. Gece olunca konakladıkları ormanda, uzaktaki bir evde hırsızların olduğunu görürler. Haydutları korkutup kaçırmak için seslerini birleştirip büyük bir gürültü çıkararak evi ele geçirirler. Bremen’e gitmekten vazgeçip huzur içinde bu evde yaşamaya başlarlar.

Şeker Kavanozundaki Ders

Bir çocuk, şeker dolu bir kavanoza elini sokar ve avucunu şekerlerle doldurur. Ancak kavanozun ağzı dar olduğu için elini çıkaramaz ve ağlamaya başlar. Yanından geçen yaşlı bir adam, çocuğa şekerlerin yarısını bırakmayı önerir. Çocuk, tavsiyeyi dinleyerek şekerlerin bir kısmını bırakır ve elini kolayca çıkarır. Masal, bazen daha fazlasını almak için bir şeyleri bırakmanın, sonunda daha fazla kazanç sağladığını anlatan bir ders verir.

Uyuyan Güzel

Bir zamanlar çocuk sahibi olmayı dileyen bir kral ve kraliçe, sonunda çok güzel bir kız çocuğuna kavuşmuş. Ancak, törene davet edilmeyen bir bilge kadın, prensesin on beş yaşına geldiğinde bir iğneye dokunarak derin bir uykuya dalacağını lanetlemiş. Prensesin bu uykuya dalmasıyla saraydaki herkes uyumuş, sarayın etrafı dikenli bir çitle kaplanmış. Yıllar sonra cesur bir prens gelmiş, uyuyan güzeli bulup onu öpmüş. Prenses ve tüm saray halkı uyanmış, prensle prenses evlenip mutlu bir hayat sürmüşler.

Dağdaki Yarıktan Çıkan Fare

Bir gün köylüler, dağların sarsılıp duman çıkardığını ve büyük bir felaketin yaklaştığını düşünerek korkuyla beklemeye başlar. Herkes devasa bir olayın gerçekleşeceğinden emindir. Büyük bir yarık açılır, köylüler heyecanla sonucu bekler. Ancak sonunda, o yarıktan yalnızca küçük bir fare çıkar. Bu olay, köylüler için önemli bir ders olur: “Çok gürültü varsa, büyük bir şey bekleme.”

Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler

Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler masalı, kötü üvey annenin Pamuk Prenses'i kıskandığından ondan kurtulmak istemesini anlatır. Pamuk Prenses, yedi cücenin evine sığınır ve burada onlarla yaşamaya başlar. Üvey anne, Pamuk Prenses'ten kurtulmak için zehirli bir tarak ve elma kullanır, böylece Pamuk Prenses bayılır. Cüceler onu camdan bir tabuta koyar. Bir gün bir prens onu bulur ve canlanmasını sağlar. Pamuk Prenses, prensle birlikte mutlu bir hayat sürer ve üvey anne cezasını bulur.

Kurumuş Göldeki İki Kurbağa

Yazın sıcağıyla yaşadıkları göl kuruyunca iki kurbağa, yeni bir su kaynağı aramak için yola çıkar. Yolculukları sırasında serin ve su dolu bir kuyu bulurlar. Kurbağalardan biri hemen kuyuya inmek ister, ancak diğeri, kuyunun da kuruma ihtimalini düşünüp güvenli bir yer bulmayı önerir. Düşünceli kurbağa sayesinde kuyuya inmezler ve bir süre sonra, kuyunun da kuruduğunu öğrenirler. Böylece kurbağalar, acele kararlar vermemeyi ve her durumu dikkatlice değerlendirmeyi öğrenirler.