Uyuyan Güzel

Bir zamanlar çocuk sahibi olmayı dileyen bir kral ve kraliçe, sonunda çok güzel bir kız çocuğuna kavuşmuş. Ancak, törene davet edilmeyen bir bilge kadın, prensesin on beş yaşına geldiğinde bir iğneye dokunarak derin bir uykuya dalacağını lanetlemiş. Prensesin bu uykuya dalmasıyla saraydaki herkes uyumuş, sarayın etrafı dikenli bir çitle kaplanmış. Yıllar sonra cesur bir prens gelmiş, uyuyan güzeli bulup onu öpmüş. Prenses ve tüm saray halkı uyanmış, prensle prenses evlenip mutlu bir hayat sürmüşler.

Dağdaki Yarıktan Çıkan Fare

Bir gün köylüler, dağların sarsılıp duman çıkardığını ve büyük bir felaketin yaklaştığını düşünerek korkuyla beklemeye başlar. Herkes devasa bir olayın gerçekleşeceğinden emindir. Büyük bir yarık açılır, köylüler heyecanla sonucu bekler. Ancak sonunda, o yarıktan yalnızca küçük bir fare çıkar. Bu olay, köylüler için önemli bir ders olur: “Çok gürültü varsa, büyük bir şey bekleme.”

Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler

Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler masalı, kötü üvey annenin Pamuk Prenses'i kıskandığından ondan kurtulmak istemesini anlatır. Pamuk Prenses, yedi cücenin evine sığınır ve burada onlarla yaşamaya başlar. Üvey anne, Pamuk Prenses'ten kurtulmak için zehirli bir tarak ve elma kullanır, böylece Pamuk Prenses bayılır. Cüceler onu camdan bir tabuta koyar. Bir gün bir prens onu bulur ve canlanmasını sağlar. Pamuk Prenses, prensle birlikte mutlu bir hayat sürer ve üvey anne cezasını bulur.

Kurumuş Göldeki İki Kurbağa

Yazın sıcağıyla yaşadıkları göl kuruyunca iki kurbağa, yeni bir su kaynağı aramak için yola çıkar. Yolculukları sırasında serin ve su dolu bir kuyu bulurlar. Kurbağalardan biri hemen kuyuya inmek ister, ancak diğeri, kuyunun da kuruma ihtimalini düşünüp güvenli bir yer bulmayı önerir. Düşünceli kurbağa sayesinde kuyuya inmezler ve bir süre sonra, kuyunun da kuruduğunu öğrenirler. Böylece kurbağalar, acele kararlar vermemeyi ve her durumu dikkatlice değerlendirmeyi öğrenirler.