Mert, annesiyle birlikte alışverişe gitmeyi çok severdi. Markette dolaşmak, raflardaki renkli ürünlere bakmak ve annesine yardım etmek ona eğlenceli gelirdi. O gün de annesiyle birlikte mahalle marketine gitmek için hazırlandı. Annesi eline küçük bir kâğıt verdi ve “Bu alışveriş listesi çok önemli, sakın kaybetme.” dedi. Mert başını salladı ve “Merak etme anne, çok dikkat edeceğim.” diye cevap verdi.
Markete girdiklerinde her şey çok düzenli görünüyordu. Sebzeler parlak, meyveler taptazeydi ve raflar çeşit çeşit ürünlerle doluydu. Mert listeyi cebine koydu ama bir süre sonra oyuncak reyonunu görünce dikkati dağıldı. Renkli arabalar ve peluş oyuncaklar onu kendine çekti. Heyecanla “Anne, şuraya bir bakabilir miyim?” diye sordu. Annesi gülümseyerek “Ama çok oyalanma, listemizi unutma.” dedi.
Mert oyuncaklara bakarken zamanın nasıl geçtiğini anlamadı. Bir süre sonra annesinin sesini duydu ve hemen yanına koştu. Annesi “Listeyi çıkaralım, neler alacağımıza bakalım.” dedi. Mert cebine elini attı ama kâğıdı bulamadı. Yüzü bir anda değişti ve “Anne, liste yok!” diye telaşla bağırdı.
Annesi sakin kalmaya çalışarak “Belki başka cebindedir, iyice kontrol et.” dedi. Mert tüm ceplerine baktı ama liste gerçekten kaybolmuştu. Kalbi hızlı hızlı atmaya başladı ve “Ne yapacağız şimdi?” diye sordu. Annesi hafifçe gülümsedi ve “Panik yapma, birlikte düşünürsek çözebiliriz.” dedi.
Mert derin bir nefes aldı ve en son nerede olduğunu hatırlamaya çalıştı. “Sanırım oyuncakların olduğu yerdeydi.” dedi. Annesi başını salladı ve “O zaman oradan başlayalım.” dedi. İkisi birlikte oyuncak reyonuna doğru yürüdü ve etrafa dikkatlice bakmaya başladılar.
Mert yere eğilip rafların altına baktı. O sırada küçük bir çocuk ona yaklaştı ve “Bir şey mi arıyorsun?” diye sordu. Mert “Evet, alışveriş listemi kaybettim.” dedi. Çocuk gülümseyerek “Az önce yerde bir kâğıt gördüm, belki odur.” dedi. Mert heyecanla “Nerede gördün?” diye sordu.
Çocuk eliyle ilerideki reyonu işaret etti ve “Şu tarafta olabilir.” dedi. Mert hemen o yöne doğru koştu. Rafların arasında dikkatlice bakarken yerde küçük bir kâğıt parçası gördü. Eğilip aldı ve sevinçle “İşte bu!” diye bağırdı. Listeyi bulmuştu ve hemen annesine götürdü.
Annesi listeyi görünce gülümsedi ve “Aferin, pes etmedin ve buldun.” dedi. Mert rahatlamıştı ve “Bir daha daha dikkatli olacağım.” dedi. Annesi “Hatalar öğrenmek içindir, önemli olan vazgeçmemektir.” diye karşılık verdi. Mert başını salladı ve annesinin sözlerini aklına yazdı.
Alışverişlerine kaldıkları yerden devam ettiler ve listedeki tüm ürünleri tek tek sepete koydular. Mert artık listeyi sıkıca tutuyor ve gözünü üzerinden ayırmıyordu. Markette dolaşırken daha dikkatli davranmaya başladı. Çünkü küçük bir dikkatsizliğin bile işleri zorlaştırabileceğini anlamıştı.
Eve döndüklerinde Mert hem yorgun hem de mutluydu. Annesine yardım etmiş, bir sorunu çözmüş ve önemli bir ders öğrenmişti. O günden sonra ne zaman bir sorumluluk alsa daha dikkatli davranmaya çalıştı. Çünkü biliyordu ki dikkatli olmak ve pes etmemek, her sorunun çözülmesine yardımcı olur.
Masalın sonunda şu öğüt akılda kalır: Dikkatli olmak ve vazgeçmemek, karşılaşılan sorunların çözümünü kolaylaştırır.


