Bir zamanlar, gökyüzünde bembeyaz pamuk bulutların arasında yaşayan Minik adında bir su damlası varmış. Minik, yağmur olup yere düşmeyi dört gözle bekleyen binlerce su damlasından sadece biriymiş. Her gün güneşin doğuşunu izler, gökyüzündeki dostlarıyla oyunlar oynar, ama en çok yeryüzüne inip insanların yaşamlarına katılmayı hayal edermiş.
Bir gün rüzgârın da yardımıyla bulutlar ağırlaşmış ve yağmur başlamış. Minik de diğer damlalarla birlikte hoplayarak yere düşmüş. Şans bu ya, Minik doğrudan bir musluğun ağzına düşmüş! Musluk da küçük bir çocuğun yaşadığı bir evdeymiş.
Damlanın Yeni Evi
Minik, biraz korkmuş ama aynı zamanda çok heyecanlanmış. “Artık ben de insanlara yardım edebilirim!” demiş kendi kendine. Musluktan akan su, banyoya, lavaboya, çamaşır makinesine gidiyormuş. Minik ise ilk yolculuğuna lavaboda başlamış.
Evin küçük çocuğu Can, dişlerini fırçalıyormuş. Ama bir sorun varmış! Can, dişlerini fırçalarken musluğu açık bırakıyormuş. Minik, lavabodan aşağı süzülürken diğer damlalarla konuşmaya başlamış:
“Neden bu kadar hızlı akıyoruz?” demiş Minik.
“Çünkü musluk kapatılmadı, boşa gidiyoruz!” demiş yaşlı bir su damlası üzgün bir şekilde.
“Ama biz insanların yaşamı için gerekliydik, değil mi?”
“Evet, ama gerektiğinde kullanılmalıyız. Boşa harcanmamalıyız.”
Minik bu konuşmalardan sonra kendini çok üzgün hissetmiş. “Boşa gitmek istemiyorum,” diye düşünmüş.
Can ile Tanışma
Ertesi gün Can tekrar dişlerini fırçalamaya başladığında Minik tekrar musluktan akmış. Bu sefer Can’ın kulağına tatlı bir ses fısıldamış gibi olmuş:
“Can, musluğu kapatmayı unutma…”
Can şaşırmış. “Kim dedi bunu?” diye etrafına bakınmış ama kimse yokmuş. Yine de içinden bir ses musluğu kapatmasını söylemiş. Can fırçalarken musluğu kapatmış!
Minik ve arkadaşları o gün çok mutlu olmuş. “Yaşasın! Bugün boşa gitmedik!” demişler.
Okulda Su Günü
Can, ertesi gün okulda öğretmeninin anlattığı bir hikâyeyle gözlerini açmış. Öğretmen, dünyadaki su kaynaklarının sınırlı olduğunu, temiz suyun her damlasının çok değerli olduğunu anlatmış.
“Çocuklar, su tasarrufu yapmak demek, geleceğimizi korumak demektir,” demiş öğretmen.
Can hemen parmağını kaldırmış:
“Öğretmenim, ben artık diş fırçalarken musluğu kapatıyorum!”
Tüm sınıf alkışlamış.
Minik’in Büyük Görevi
Minik, bir süre sonra bahçedeki çiçeklere doğru giden bir hortumla tekrar yolculuğa çıkmış. Bu sefer amacına ulaştığını biliyormuş. Artık boşa gitmiyor, hayat veriyormuş. Topraktan geçerken bitkiler fısıldamış:
“Teşekkür ederiz Minik, sen olmasan büyüyemezdik!”
Minik mutluluktan parıldamış. Görevini tamamladıktan sonra buhar olup tekrar gökyüzüne yükselmiş.
Bulutlara döndüğünde arkadaşları ona sormuş:
“Nasıldı dünya, Minik?”
“Harikaydı!” demiş Minik gülümseyerek. “Ama en güzeli neydi biliyor musunuz?”
“Ne?”
“Boşa gitmediğimi bilmek…”
✨ Masal burada bitti ama büyü devam ediyor!
Daha fazla masal, renkli içerikler ve özel paylaşımlar için Instagram’da buluşalım ➡ [@masalokuyun]
🌈 Hayal gücünün peşinden gel! 💫